Lida

11 Ağu, 2008

Lida’nın Bitkisel ve Kimyasal içeriği

Posted by: admin In: Genel

Lida’nın Bitkisel ve Kimyasal içeriği:1

Lida hakkında uzun zamandır araştırma yapmaktayım bu sadece google’ dan girip bulduğum her bilgiyi bir araya getirmekten ibaret değildir her konuda olduğu gibi bu konuda da bilgi kirliliği var. Çok fazla yanlış bilgi de var “seninkilerin doğru olduğu ne malum” derseniz; haklısınız ben hep bunu diyerek araştırdım sizlerde bunu yapabilirsiniz.
Ama sanırım imkânlarım biraz daha fazla,(şanslıyım). Bildiklerimi belli bir sıra halinde buradan yazmak istedim zaten mr. Lida ile bu yönde bir konuşmamız olmuştu.

Öncelikle lidanın içeriğindeki bitkiler hakkında yanlış olanı düzeltmek isterim. İnternetteki bitkiler (gurana kereviz filan gibi tamamen tercüme hatası. Hele üç yapraklı yunnan yosunu beni hep güldürmüştür…) lida kesin olarak bir yosun bitkisi filan değildir içeriğinde yosunla ilgili hiçbir bitki de yoktur. Lida üç bitkiden oluşur.
Daidai (citrus aurantium) (çiçeği) metabolizma hızlandırıcı, enerji sağlayıcı
cumquat (meyvesi), enerji sağlayıcı, yağ yakıcı
poria cocos (kök) cilt gerdirici, cilt güzelleştirici

kimyasal katkı (sibutramin 28mg/kapsül), iştah kesici

(lida kapsülünde yapılan analizlerde; efedrin, barbütüratlar, amfetamin, opiatlar(eroin, morfin, kodein) ekstazi, LSD maddelerine rastlanmadı.)

Lidanın kutusunun üzerine dikkatle bakarsanız “daidai hua” yazdığını görebilirsiniz.
dai; sarı demek daidai ise altın gibi yada biraz daha zorlarsak sapsarı bile denebilir…. japonca da ise tai tai diye söyleniyor… yani bu da portakal demek, bizim turunçgillerin turuncu renkten gelmesi gibi…. ayrıca “hua” da çiçek demek…. yani portakal çiçeği dersek hiç yanlış olmaz… kapsüllerin paketlendiği aluminyum folyoya dikkatle bakarsanız çiçek desenini görebilirsiniz…. Ama bu portakal bizimkiler gibi değil yenilemeyecek kadar ekşi çok iri ve en az 25–30 çekirdeği olan bir portakal kabukları 1cm kalınlığında… bu meyve binlerce yıldır çinde zayıflama ilacı olarak kullanılmış.kabukları kurutulup çay olarak kullanılıyor… Tabi lida da meyvesi değil çiçeği var (öyle umuyoruz).
Bu çiçeğin ekstresi kullanılmış, çiçekteki maddelere gelince tabiî ki bir bitki içerisinde yüzlerce kimyasal madde bulunur. (bu arada her şey kimyasal maddedir. Bir şeyin %100 saf bitkisel olması onu zararsız ya da zararlı yapmaz %100 kimyasal olması da öyle. Zaten bu saçma bir laftır, sadece satış numarasıdır o kadar).
Evet çiçeğin kimyasal içeriğine gelelim bir sürü madde olmasına rağmen aktif olanları daha doğrusu biyolojik ve farmakolojik olarak aktif olanları önemlidir bizim için… meraklısına tüm listeyi verebilirim…

Çiçeğin % 4.5 kadarı Naringin denen bir madde, %7 kadarı neo hesperidin, %0.5 kadarıda hesperidin maddelerinden oluşuyor içtiğimiz lidada bunlar var…
Naringin: (sanırım bizim narenciye kelimesi buradan geliyor ya da bizden oraya gitmiş).
Bu madde bütün turunçgillerde bulunur. Greyfutun acı tadını veren madde bu, bizim yediğimiz portakalın meyvesinde çok çok az var kabuğunda bulunuyor daha çok. Bazılarının meyvesinde çok (greyfut gibi), bazılarının çiçeğinde bazılarının kabuğunda… çoğu yan etki dediğimiz, gözlemlerin sorumlusu bu Naringin maddesi…
Bu madde aslında çok faydalı ve bununla ilgili çok fazla bilimsel yayın yapılmış. Birkaç örnek vereyim, en önemli özelliği antikanserojen bir madde ,kanser önleyici diyebiliriz bu alanda bir sürü yayın var.(meraklısına verebilirim tabi ki, yada bulabilirsiniz)., antioksidan bir madde; gene kanserli hücre oluşumuna karşı bir özellik, yine bu maddenin serum yağ düzeyini düşürücü etkisiyle ilgili birkaç yayın var.
Bütün bunlar güzel olanlar kanser önleyici ,yağ düşürücü ve burada sayamadığım çok fazla şey.
Ama! Bu madde karaciğerde bulunan sitokrom P450 enzimleri dediğimiz CYP3A4 ve CYP1A2 enzimlerini inhibe eder. Yani bu enzimlerin çalışmasını, bir takım kimyasalları parçalamasını engeller.
Bunun anlamı; bu enzimler devre dışı kalınca lida ile ( fazla greyfut suyu ile aynı şey) alınan bir ilaç karaciğerde parçalanmayacak demektir dolayısı ile aldığımız ilacın ve bazı maddelerin dozu karaciğerde parçalanmadığı için aşırı yükselecektir.
Hangi ilaçların bu enzimle parçalandığı ise çok uzun bir liste. Önemli olabilecek bir kaçını yazayım; Tansiyon ilaçları, (içeriğindeki madde isimleridir ilacın ticari ismi değil) midazolam, cyclosporin, lovastatin, simvastatin ve bence en önemlisi kafein, nikotin… örneğin antihistaminikler (alerji ilaçları). Bu maddelerle birlikte lida yı kullanırsanız bu maddelerin yan etkilerini görürsünüz. Örneğin çay kahve ile alırsanız aşırı kahve içmiş gibi kalp çarpıntısı yapar. Bu lidanın değil kafeinin etkisidir sigara da aynı şekilde fazla sigara içmiş gibi olursunuz başınız döner(ellerde morarma olabilir) vs. Tabi burada şunu söylemeden geçemeyeceğim karaciğerdeki bu enzimler sadece şirketlerin yaptığı ilaçları parçalasın diye orada bulunmuyor, sonuçta bu enzimler yediğimiz gıdalardaki bizim bilmediğimiz sonsuza kadarda bilemeyeceğimiz sayısız maddeyi de parçalıyorlar. Bu durumda bazı kişiler için alerjik durumlar ortaya çıkabilmekte…
( daha iyi anlaşılması için bir örnek vereyim örneğin, her zaman yediğimiz bir şeyde bulunan bir madde olsun ve maddenin miktarı da bize hiçbir kötü etki yapmasın. bu madde de bahsettiğimiz enzimler tarafından parçalanıyor olsun; ömür boyu böyle zararsız giderken, bu enzim devre dışı kaldığında daha önce bize hiçbir zararı olmayan maddeye karşı bir alerji belirtisi görebilirsiniz). Bu anlatılanlar sizi fazla korkutmasın bunlar çok çok nadir görülen şeylerdir ama oluyor işte.
Sonuçta hiç kimse lidayı size zorla içirmiyor bu tür bir şey gördüğünüzde içmeyi bırakırsınız ve bütün etkiler 2 hafta içinde azalarak geçer.

Çiçekte bulunan diğer önemli madde hesperidin, bu madde çok önemli bununla ilgili sayısız bilimsel araştırma var ben size konu başlıklarıyla kısa kısa yazayım:
Anti inflamatuar(iltihap önleyici yada çözücü de diyebiliriz) etkisi kanıtlanmış. (lida kullananlarda romatizmal ağrıların geçtiğini zaten gözledik bizde), serum kolesterol düzeyini düzenlediği kanıtlanmış, kan yağ düzeyini düşürdüğü kanıtlanmış,,, bunun gibi bir sürü yayın var.
Ayrıca avrupada 300mg lık tabletler halinde de satılmakta yani hiç zararı yok faydası olan bir madde.
Bunun dışında neo hesperidin diye bir madde de var bu madde de şekerden 300 kat daha tatlı olan bir madde bir sürü gıdaya tatlandırıcı olarak konuyor örneğin biralarda şaraplarda filan var. Çiçekte daha başka şeylerde var ama asıl aktif olanlar bunlar.

 

Lida’nın Bitkisel ve Kimyasal içeriği:2

Diğer bitki ise cumquat denen bir meyve yine bir turunçgil. Limon boyutlarında çok ekşi hatta acı bir meyve bundan da daha çok reçel filan yapılıyor.

cumquatın içeriğinde ise synephrine denen bir madde var ki; işte bizi asıl ilgilendiren ikinci madde. Burayı lütfen dikkatli okuyun… aslında bu madde bizim daidai de de var bütün turunçgillerde az yada çok var. Bu madde efedrin gibi uyarıcı bir madde hatta amfetamin gibi. Buna literatürde iyi efedrin de diyorlar. Efedrin insanı uyanık tutan enrji veren bir madde eskiden zayıflama ilacı olarakta kullanılmış. Synephrine de onun gibi fakat bu madde vücutta sadece yağ yakılmasını sağlayan (beta3 reseptörleri) yapıları etkiliyor, diğer taraftan efedrin kalp ve damar daki yapıları da (beta1, beta2, alfa1 reseptörleri) etkilediği için kalp damar rahatsızlıklarına sebep oluyor. Onun için lida da bulunan Synephrin kalbe ve damarlara zarar vermeden yağ yakım hızını artırıyor.,(metabolizmayı hızlandıran madde bu yani). Zaten yatarken portakal yediğinizde uykunuzun kaçması c vitamini ile birlikte bu maddenin de sebep olduğu bir durumdur.

Bunun dışında oktapamine, tyramine gibi enerji veren ve diğer turunçgillerde de bulunan ana birkaç madde daha var. Hiç birisi Zaralı değil. Oktapamine sporculara güçlenmeleri için destek olarak veriliyor zaten.

Üçüncü bitki ise, mucize bitki bence budur. ismi poria cocos (fu ling Çincesi). Bu bitki için bir kitap yazılabilir. Bu bir kök bitkisidir. İsmi hint ekmeği diyede geçiyor.
Genel olarak 500 yıldır cilt güzelliği için kullanılmış. Ciltteki lekelerin iyileştirilmesi hakkında bilimsel yayınlar var.(zaten bir aylık lida kullanıcılarında hamile çatlak lekelerinin yada açık renk çillerin gittiği gözlendi). Bu bitki şimdilerde anti kanserojen olarak kullanılıyor 70 değişik tür kanserin tedavisinde kullanılmakta. Ödem çözücü özelliği bilimsel olarak kanıtlanmış. Prostat kanseri ile ilgili bir yayın var. Aşırı hücre büyümesini (antiproliferatif etki) önlediği kanıtlanmış. Bir sürü cilt problemlerini bununla çözmüşler filan yani hiç fena bir bitki değil. (arayın bakın göreceksiniz).
Evet artık lida nın içeriği sır değil. Daidai hua (portakal çiçeği), cumquat (limon benzeri bir meyve), poria cocos (bitki kökü).
(bu arada bahsettiğim bilimsel yayınlar ve daha çoğu bende vardır, meraklısına bir şekilde ulaştırabilirim))

Evet arkadaşlar bu üç mucize bitki var. İştah kesici özeliği olan, yağ yakma özelliği olan, cildi geren ve güzelleştiren(poria cocos) üç bitki. Mucize bir ilaç gibi görünüyor.
Peki sizce bütün bunlar bizim iştahımızı kesmişmi?…… bizi zayıflatmaya yetmişmi?… Her zaman sabırsız olan bize yetmişmi? her şey hemen olsun diyen bizlere yetmişmi?.. HAYIR HAYIR HAYIR

 

Lida’nın Bitkisel ve Kimyasal İçeriği 3:

Sibutramin

Bir kere hemen şunu belirteyim sibutramin herkesin bildiği gibi obezlik tedavisinde kullanılan piyasada benim bildiğim reductil, belkide merida ismiyle de vardır. Ve hiç de kontrollü filan değildir, isteyen gidip alabilir. Bu ilacın piyasada 10mg lık 15 mg lık dozları vardır. Fakat benim bulduğum yayınlara göre 5 ila 30 mg lık dozlar insanların tedavilerinde kullanılmış. Yan etkileri var. Onları sonra yazmam gerekiyor.” Lida içerisinde sibutramin var mı?” sorusunu ben Çin deki fabrikaya defalarca sordum ama her defasında “içinde zararlı (harmful demişler) bir madde yok” diye cevap verdiler. Lidanın içinde sibutramin var diyen tek bir yayın var (benim bulduğum) o yayın da Almanyada bir klinikten çıkmış bir yayın. Ben kliniği buldum ve o kliniğin finansörü (para sağlayanı) reductil i üreten firma…. O zaman düşündüm ki firma bunu karalamak için böyle bir yayın çıkarttırdı… genede inanmayıp onların yöntemiyle ölçmeye çalıştım ama ölçemedim… tekrar başka işlemler denedikten sonra ölçebildim… lida da sibutramin var arkadaşlar. Kendim ölçtüğüm için kesin olarak bunu söylüyorum. Miktara gelince 28 le 30 mg/kapsül arası değişiyor. Teknik bir problem olmazsa ölçümün grafiklerinide siteye koyarız. Herkez görsün.

Peki şimdi ne olacak…. Herkes lidayı bıraksınmı?… baştan beri hep söylediğim bir şey var sorun bunun içinde sibutramin olması değil bütün sorun bunun kontrolsüz kullanılması bir sürü mail görüyorum nerdeyse 55 kilo olan bile var… bu kilo ile olmaz arkadaşlar kesin olmaz. Sibutramin en güvenli obez tedavisi maddelerinden birisi. Bunu 1087 hastada yapılan denemelerde diğer zayıflatıcı ilaçlarla birlikte verilmiş ve en güvenlilerden birisi bulunmuş. Ama hangi doz güvenli? 10, 15 belki 20mg.
Bu deneylerin süresi ise 2 yıl sürmüş. Yani iki yıl boyunca bu ilaç hep verilmiş. Gene de güvenli.
İşte tam burada bizim sorunumuz başlıyor biz ne yapıyoruz? Kilomuz az olsa bile kullanıyoruz bunu. Tedaviye beden kitle indeksi 28 in altında kişileri almamışlar bile. Bizim 162 boy ve 65 kilonun kaç biliyormusunuz 24.7 hafif şişman bile değil. İşte size yan etki; baş ağrısı el ayakta uyuşukluk, yok efendim sırt ağrısı, bulanık görme konsantrasyon bozukluğu… bir sürü şey.
Tabi burada asıl kızılacak olan ise üretici. Hiçbir yan etkisi yok ve saf bitkisel diyor(gerçi saf bitkisel olsa ne olacak çok önemli değil ama katkı yok anlamında yalan söylenmiş oluyor). Ve ısrarla sorulmasına karşın cevap yok. Ayrıca hadi içine koydun bunu anladık, ama neden üzerine yazmıyorsun?.(patent anlaşması olmadığından yazamıyor bu arada)

Bir kere doğru kullanılmazsa yan etkisi var, ki bunu hepimiz görüyoruz zaten. Açıkçası ben (literatürde)kalıcı bir yan etkisine rastlamadım ama Amerikada bu ilaç (reductil) marketlerde satılmış 2001 ve 2003 arası o zamanlar herkes istediği gibi almış ve kullanmış o zamanlar, alanlar arasında kalp rahatsızlığı olan yada tansiyon rahatsızlığı olan ve az kilolu kişilerde ölümler olmuş. Sonradan doktor reçetesine girmiş ondan beride obez tedavilerinde ölen yok.(doktor kontrolünde sibutramin yaşlılarda kullanılmış o tedavide ölen var. Lida insan öldürüyor söylentisi buradan geliyor).
Lida dan ölen varmı? aslında bunu bilmek pek mümkün değil. Bence kontrolsüz ve bilgisizce kullanılmaya devam ederse ölen olabilir…
Kanada sağlık enstitüsü yasaklamış ama gerekçelerinde şu yazılı:” lida da sibutramin vardır, üretici bunu ürünün üzerinde belirtmemiştir ve kontrolsüz satılmaktadır, bu güne kadar herhangi bir kötü olay rapor edilmemesine karşın bizim ileriye dönük endişelerimiz var”
Evet arkadaşlar bizimde endişemi var..
Bizde de reductil reçeteli, ama tabi ki kontrolsüz. Bizde kimsenin ölmemesinin nedeni: bi kere ilacın çok pahalı olması herkesin buna ulaşamaması ve ayrıca bilmemesi olabilir.
Ama işte lida bu iki faktörüde ortadan kaldırıyor hem ucuz ve hem herkes hiç bir uyarı görmeden alabilir (aktarlardan, internetten hatta eczaneden, sahte satıcılardan*) kutuda da uyarı yok.
En büyük tehlike bu. Sizlerin yani şu an bu yazıyı okuyanlar için en ufak bir tehlike yok çünkü bir kere şu an bilgileniyorsunuz. Kilonuz azsa hemen bırakabilirsiniz, ya da nasıl kullanacağınızı öğrenebilirsiniz. Benim sizlerden yani bunu okuyan kişilerden istediğim bu bilgileri başka kullanıcılara ulaştırın.
Bu arada kilolu arkadaşların kilo verme isteklerine lütfen saygılı olalım sonuçta bu ilaç önceki saydığım özellikleri ile birlikte uygun kişilerde doğru bir kullanımla mucizeler yaratacak bir ürün. (bu sonuç üretici firmayı asla asla aklamaz).
Biz biliyoruz ki bu ilaç ne kadar yasaklansa da yine bir şekilde kullanılacak. Çünkü sonuçları birçok uygun kişi için iyi. Bir çok doktor arkadaşdan; lida nın sadece sibutramin tedavisine göre daha az yan etkileri olduğunu öğrendim ve kontrollü olarak kullanılıyor. (buna benzer Türkiyede satış izni olmayan bir çok ilaç da tedavilerde kullanılmakta)

Sibutraminle ilgili yazılacak çok şey var. Ama daha önce şunu yazmalıyım lida benim ölçümlerime göre sadece sibutraminden oluşmuş bir kapsül değil. Asıl ana madde sibutramin değil, benim tanımlayamadığım bir takım maddelerde var. Büyük ihtimal diğer saydığım bitkisel maddelerden oluşuyor. Ve aslında bu bitkisel olanlar sibutraminin kötü etkilerini azaltacak nitelikte sibutramin tansiyonu artırırken poria cocos tan gelen madde tansiyon düşürücü rol oynuyor. Sibutraminin aşırı dozu karaciğere zararlı iken daidai den gelen maddenin karaciğeri koruyucu etkisi var. Vs. Ama işte her şey gelip doza dayanıyor lütfen kilosu az olan arkadaşlar bundan uzak dursunlar.

Eğer lidayı kullanmaktan başka çare yok diyorsanız;
1-Eğer kilonuz bayanda 65 kilonun altında, erkekte 70 in altında ise kapsülün yarısını boşaltıp içmelisiniz.
2-Eğer kilonuz 65 üzeri ama BKİ niz bayanda 26 nın erkekte 27 altında ise yine yarım kapsül içmelisiniz.
3-Eğer günde 2 litreden az su tüketiyorsanız lida yı kesinlikle bırakmalısınız.
4-Eğer lida kullanıyorsanız başka bir ilaç kullanmamalısınız.(ilaçların çok büyük bir yüzdesi için geçerli)
5-Lida kullanırken çay, kahve, sigara tüketiminiz en az yarıya indirmeli ve alkol alımını tamamen kesmelisiniz.

Not: Sibutramin içeren ilacın patenti BKİ nin 28 ve üzeri olan obez hastalar için alındığını,,,
Genellikle 6 aylık tedavilerde kullanıldığını,,,
En çok 2 yıllık denemeler yapıldığını,,,
En güvenli zayıflama ilaçlarından biri olduğunu,,,
uzun tedavilerde (1 yada 2 yıl) 10mg ve 15 mg lık dozların kullanıldığını,,,
Hatırlatmam gerekiyor…

 

sevgili lida kullanıcıları; zayıflama işinin ciddi bir iş olduğunu hep söylüyorum mesajların altında hep yazılı. bütün işi lidaya bırakıyoruz bazen…

Okuduğum ve tamamen katıldığım bir kaç not var. belkide herşeye rağmen bir türlü kilo veremememizin nedenleri bunlar olabilir diye paylaşmak istedim. ( ben bir çok kişide bu yazılanların doğruluğunu gözledim…

ŞİŞMANLIK HAKKINDA YANLIŞ BİLİNENLER

Yağ ve şişmanlık ikiz gibidir, yağdan uzak dur(!)(yanlış)

Aslında yağ zayıflamada genellikle kötü bir rol oynamaz. Yenilebilir yağ insan vücudunda yağlanma yaratmaz ve saklanmaz, dahası, yenilebilir yağların bozunma ürünleri vücut yağlarının birleşerek kalıcı olmasını engeller.

Yağlanmanın anlamı besin birikmesidir, öyleyse besleyici gıdalar yeme(!)(yanlış)

Besleyici gıdalar; süt ürünleri. Çeşitli tahıl ürünleri, fıstık, yumurta, et ve ciğer gibi gıdalardır. Bu tür besleyici gıdalar olmadan vücut yağlarının enerjiye dönüşmesi hiç kolay olmaz. Sonuç olarak besleyici gıdalar olmadan vücut yağları birikecek ve bu da yağlanmayı sağlayacaktır.

Yetersiz su alımı(!)(yanlış)

Yetersiz su alımı yağlanmaya neden olur. Yetersiz su alımı vücudun bu sabit su alımına alışmasını ve bu nedenle de vücudun yağ depolamasını sağlar. Yetersiz su alımı metabolizmanın da bozulmasını sağlar ve bu da yiyecek isteğini (gıda alımını) artırır ve enerji salınışını azaltır.
Öyleyse yetersiz su alımı zayıflamaya yardımcı olmayacak aksine onların sağlıklarına da çeşitli zararlar verecek.

Boş mide ile spor sağlığa zararlıdır(!)(yanlış)

Aç karnına spor yapmak vücuttaki hepatinin büyük bir miktarının harcar ve kan şekerini düşürür, bu da yorgunluk güç kaybı, kalp çarpıntısı gibi şeylere sebep olur(!)( yanlış)

Yemekten 1-2 saat önce yapılan eksersizler (yürüme, dans, bisiklet, hafif koşu gibi) zayıflamaya yardımcı olacaktır. Çünkü aç karnına yapılan eksersizde, yağ hücrelerine dönüşecek yeni yağ asidi yoktur ve bu yüzden vücuttaki istenmeyen yağlar (özellikle doğumdan sonra olan) kolaylıkla harcanır.
Bu şekilde yapılan eksersiz tok karnına yapılan eksersizden daha etkili bir zayıflama sağlar.

Kahvaltı öğününü atlayarak daha az kalori alacağını düşünmek(!)(yanlış)
Kahvaltı yapmamakla daha az kalori almak ve buradan sağlanan faydayla daha az kilo alınacağı yanlış bir kanıdır. Şu bir gerçektir ki kahvaltısız bir güne başlamak işimize ve sağlığımıza birçok zararlar getirir.
Kahvaltı yağlanmaya sebep olmaz. Bazı insanlar yüksek kalorili sabah kahvaltısı, düşük kalorili öğle ve akşam yemeği yer. Bazı insanlar ise sabah düşük ya da hiç, öğle ve akşam yüksek kalorili yerler. Bu iki tip insan bir günde aynı kaloriyi alsa bile sabah daha iyi kahvaltı yapanların vücutlarındaki yağ oksidasyonu (yakılması) daha fazladır.

Sabit bir zayıflama reçetesinde ısrar etmek.
Burada hiç kuşku yoktur ki bir süre sonra yetersiz beslenme bozuklukları ortaya çıkacaktır.

Her tatlı ve lezzetli şey için eksersizlerine 20 dakika ekle(!)
Bir süre sonra vücudunuzu belli kiloda tutmak için bütün zamanınızı sporla geçirmeniz gerekebilir.
Spor ancak zinde kalmak amaçlı yapılmalıdır.

 

 

bitkisel mucizeler sitesinden Alıntıdır


1 Response to "Lida’nın Bitkisel ve Kimyasal içeriği"

1 | sibel

Ekim 27th, 2008 at 16:39

Avatar

merhaba ben lida kullanmaya yeni başladım henüz iyi yada kötü birşey hissettmedim 5 kilo kadar fazlam var boyum kısa olduğu için zayıflamak istiyorum ama doğal yöntemlerde de olsa o 5 kilo yu veremedim ama bugün araştırırken ölümcül olduğunu falan gördüm ve endişelendim sizden bu konuyla ilgili net bir cvp bekliyorum teşekkürler

Comment Form

Lida

Lida; Çin Halk Cumhuriyeti’ nin güney kesiminde bulunan Yunnan eyaletinde yüzyıllardır yetişen ve geleneksel olarak yüzyıllardır kullanılan mucizevi bitkilerin ekstrelenmesi ile oluşturulmuş tamamen doğal bir üründür. Uzak doğuda yüzyıllardır özellikle yemeklerde ve zindelik amaçlı olarak da değişik biçimlerde işlenen bu bitkiler, inanılmaz kuvvetli bir etkiye sahiptir. Lida , şu an uzakdoğu ve Amerika’ da zayıflama preperatları arasında en çok satan bitkisel besin takviyelerinden biridir. Lida bir ilaç değildir! Başta Turunç Çiçeği Ekstresi olmak üzere toplamda 9 bitki ekstresi içeren % 100 doğal bir besin takviyesidir. İştah kesici ve tok tutan, hareketsizlik ve aşırı gıda tüketimi sonucu vücutta oluşan yağ stoklanmasının yakılmasını sağlayan oldukça güvenli bir üründür. İçeriğinde kesinlikle kimyasal herhangi bir bileşim bulunmamaktadır.